4 Aralık 2011 Pazar

ÜÇ TARZ-I SİYASET – GÖKHAN ÇETİNSAYA / 20 KASIM - 3




Üç tarz-ı Siyaset, Yusuf Akçura’nın deneme kitabının ismidir. Rusya’da yazılıp 1904 yılında Kahire’de bir gazeteye gönderilen makaleden kitaplaştırılmıştır. Kitapta Osmanlıcılık, İslamcılık ve Türkçülükten bahsedilip sonuçta Türkçülük tavsiye edilir.
·         19 yüzyılda Osmanlı iki fikir üzerinde durulur:
1.      Osmanlı İmparatorluğu, İslam’ın son kalesidir.
2.      Yeni dünya düzenine uymak gerekir.
Bu durumda bu devlet nasıl kurtarılabilir?
·         19. Yy. başında Osmanlı’da yaşayan gayri Müslim oranı %40’tır.
·         Yeni dünya düzenine uyum herkesin fikriyken tartışmalar siyasi rejimler üzerine yapılmaktadır.
·         Osmanlıcılık, bir üst kimlik olarak herkesin aynı kurallara uyduğu, dini inançlarını özgürce yaşayabilecekleri bir düşüncedir. Gayri Müslimlerle Müslümanlar aynı okullarda okusun. Bir gayri Müslim’le bir Müslüman, askerlik de dahil, her konuda eşittir. Ancak askerlik konusu fiilen uygulanamamıştır.
v     Türk siyasetinde son 100 yılda halkın demokrasiye uygun olup olmadığı tartışılır
·         1876’da Meşrutiyetçiler tarafından Meşrutiyet ilan edilmiştir. (1876-1878 zabıtları incelenebilir!)
·         1880lerde gayri Müslim oranı %20lere düşmüştür. Balkanlardan çok sayıda Müslüman Anadolu’ya göç etmiştir. (Bursa, Eskişehir vs.)
·         Abdülhamit, gayri Müslimleri tutmanın mümkün olmadığını düşünüyordu.
·         İmparatorluk, bünyesinde farklı yaşayıştaki Müslümanları birleştirmeye çalışıyor (İttihat-ı İslam). Devlet, elitler ve çocuklarını askeri okullarda yetiştiriyor.
v     1920-1960 arasında yaşamış elitler Abdülhamit döneminde doğmuş insanlar.
·         1908 Meşrutiyeti 1876’dakine benzerdir. Bastırılamayan iç isyan ve dışarıdan müdahaleler sonucu Meşrutiyet ilan ediliyor.
·         Jön Türkler, genelde Abdülhamit düzenine karşı çıkarlar. İttihatçılık, o parti siyasetine mensuplar.
·         Jön Türkler, modern Türkiye’yi inşa eden gruptur. Çok farklı ideolojilerden Jön Türkler vardır.
·         Garpçılar (Batıcılar) ile İslamcılar bir türlü anlaşamamıştır. İslamcılar ve Türkçüler, ‘Batının medeniyetini alıp kendi kültürümüzü devam ettirelim’ fikrindeydiler. Garpçılar, medeniyeti değiştirebilmek için eğitimin de kaydırılmasına inanırlar. Garpçılar, Kurtuluş Savaşı döneminde Batılı devletlerin yanında durduklarından itibar görmemişlerdir.
·         1913’e kadar devletin resmi duruşu hâlâ Osmanlıcılıktır. (bkz. Mehmet Akif şiirleri,1913 ve 1920; Ziya Gökalp)
·         Tüm Milliyetçilikler elit hareketlerdir.
·         Osmanlı coğrafyasında doğup büyüyenlerle Rusya’dan gelenlerin milliyetçilikleri çok farklıdır. Rusya’dan gelenlerin vurguları çok nettir.
·         1912-13 Mehmet Akif: Milliyetçilik yapmaya başlarsak ülke bölünür.
·         Milliyetçilikte birçok ayrım vardır. Bunlardan biri ‘Kültürel Milliyetçilik mi yoksa Etnik Milliyetçilik mi’dir.
·         Kültürel Milliyetçilik, ortak coğrafyaya; Etnik Milliyetçilik ise ırken Türk olanların milliyetçiliğine vurgu yapar.
·         1910larda Yahya Kemal Kültür Milliyetçisi iken Yusuf Akcura tüm Türk Dünyasını içeren milliyetçilik yapmaktaydı.
·         Bir başka ayrımlaşma Türkçülük ve Turancılık arasındadır.
·         Turancılar tüm Türk ve Türkileri (Türk dünyasını) milliyetçiliğe katarken Türkçülük milliyetçiliği bir kısım Türkleri dahil etmez.
·         Kemalist Türk milliyetçiliği dinin yerine milliyetçiliği kabul eder, milliyetçilikte dini kabul etmez.
v     2. Dünya Savaşı’na kadar Ziya Gökalp eserleri Türkçeye çevrilmemiştir. (Atatürk’ün Ziya Gökalp felsefesinden geldiği fikrini çürütür.)
·         Tüm milliyetçiler dinin milliyetçiliğe katkısını kabul eder.
v     Atatürk’ün söylemleri dönemsel değişiklik gösterir. Ör: Cumhuriyet ilanından sonra dinin milleti oluşturan unsur olmadığını ifade eder.
·         Rusya-Anadolu ve Türk-Turan hariç tüm milliyetçilik ayrımları günümüze kadar gelmiştir.
·         Alparslan Türkeş, en son Kültür Milliyetçiliğini benimseyerek Necip Fazıl’ı tarafına çekmiştir. (Hem dini hem de Kültürel Milliyetçiliği benimser.)

Nurten TOPALOĞLU 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder